Mustafa Kemal'in Said Nursi'yi Kastamonu'ya Sürgün Belgesi
A- A A+

Mustafa Kemal'in Said Nursi'yi Kastamonu'ya Sürgün Belgesi


Birtek gayem vardır: O da, mezara yaklaştığım bu zamanda, İslam memleketi olan bu vatanda bolşevik baykuşlarının seslerini işitiyoruz.

Bu ses, alem-i İslamın iman esaslarını zedeliyor.
Halkı, bilhassa gençleri imansız yaparak kendisine bağlıyor.

Ben bütün mevcudiyetimle bunlarla mücadele ederek gençleri ve müslümanları imana davet ediyorum. Bu imansız kitleye karşı mücadele ediyorum.

Bu mücahedem ile inşaallah Allah huzuruna girmek istiyorum, bütün faaliyetim budur.

Beni bu gayemden alıkoyanlar da, korkarım ki bolşevikler olsun! Bu iman düşmanlarına karşı mücahede açan dindar kuvvetlerle el ele vermek, benim için mukaddes bir gayedir. Beni serbest bırakınız. El birliğiyle, komünistlikle zehirlenen gençlerin ıslahına ve memleketin imanına, Allah'ın birliğine hizmet edeyim.
 
Mevkuf
Said Nursi

İslama ve Kur'an'a hizmet etmekten başka hiç bir gayesi olmayan Said Nursi hazretlerinin, Mustafa Kemal'in imzasını taşıyan Kastamonu'ya sürgün edilmesi ile alakalı 25.4.1935 tarihli bakanlar kurulu kararı.
 
Bediüzzaman, Eskişehir mahkemesi ve hapsinin ardından, Kastamonu’ya bir sene polis gözetimi altında tutulmak üzere gönderilir ve 1936 Nisanında Kastamonu’ya vasıl olur. Nüfus kaydı da buraya alınır.

Artık Üstad Kastamonu’ludur. Bizim bildiğimiz budur. Ancak arşive belgelerinden çıkan netice farklı bir manzarayı karşımıza çıkarıyor.

Bediüzzaman 25.4.1935 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle Kastamonu’ya sürgün edilme kararı alınıyor. Ancak hızını alamayan rejim, daha sonra bundan vazgeçerek ve daha doğrusu bunu erteleyerek Eskişehir Mahkemesinde yargılamayı tercih ediyor.
 
Bakanlar Kurulu Kararının altında Cumhurbaşkanı olarak Mustafa Kemal’in ve Başbakan İsmet İnönü’nün imzaları var. Elbetteki diğer bakanların da. Gerekçe belli:
 

Eski Dar’ül-Hikmet’il-İslamiye üyesi olan Bediüzzaman, güya Şeyh Said isyanı ile ilişkili imiş; Isparta’da rahat durmayarak dini ve irtica’i hareketlerde bulunduğundan daha fazla buralarda kalması zararlı imiş.
 
Bu ibret belgesini sizlerle paylaşmak istedim. Daha yüzlerce bilinmeyen belge için Arşiv Belgeleri Işığında Bediüzzaman Said Nursi ve İlmi Şahsiyeti adlı eserimize müracaat edebilirsiniz.
 

“Bir zaman ihtiyarlık vaktinde, Eskişehir hapsinden -bir sene cezayı çekip- çıktım. Beni Kastamonu'ya nefyettiler. Polis karakolunda iki-üç ay misafir ettiler.

Benim gibi sadık dostlarıyla görüşmekten sıkılan bir münzevi ve kıyafetinin tebdiline tahammül etmeyen bir adam, böyle yerlerde ne kadar azab çeker anlaşılır. İşte ben bu me'yusiyette iken, birden inayet-i İlahiye ihtiyarlığımın imdadına geldi. O karakoldaki komiser, polislerle beraber sadık dost hükmüne geçtiler.

Hiçbir vakit şapkayı başıma koymayı ihtar etmedikleri gibi; benim hizmetçilerim misillü, istediğim zaman beni şehrin etrafında gezdiriyordular. Sonra o karakolun karşısında Kastamonu'nun Medrese-i Nuriyesine girdim, Nurların te'lifine başladım.”
Said Nursi / Lem'alar


Saygılarımla
Prof. Dr. Ahmet Akgündüz
Kaynak : Risale Ajans