Ey Mümine Kin ve Adavet Besleyen İnsafsız Adam
A- A A+

Ey Mümine Kin ve Adavet Besleyen İnsafsız Adam

Bir Mü'mine düşmanlık ve kin beslemenin "Hakikat nazarında zulüm" olduğunu ifade eden Said Nursi hazretleri bu konuyu şöyle izah etmektedir.
 
"Ey mü'mine kin ve adavet besleyen insafsız adam! Nasıl ki, sen bir gemide veya bir hanede bulunsan, seninle beraber dokuz masum ile bir cani var. O gemiyi gark ve o haneyi ihrak etmeye çalışan bir adamın ne derece zulmettiğini bilirsin. Ve zalimliğini, semavata işittirecek derecede bağıracaksın. Hatta birtek masum, dokuz cani olsa, yine o gemi hiçbir kanun-u adaletle batırılmaz."
 
"Aynen öyle de, sen, bir hane-i Rabbaniye ve bir sefine-i İlahiye olan bir mü'minin vücudunda, iman ve İslamiyet ve komşuluk gibi, dokuz değil, belki yirmi sıfat-ı masume varken, sana muzır olan ve hoşuna gitmeyen bir cani sıfatı yüzünden ona kin ve adavet bağlamakla o hane-i maneviye-i vücudun manen gark ve ihrakına, tahrip ve batmasına teşebbüs veya arzu etmen, onun gibi şeni ve gaddar bir zulümdür."
 
Bir gemide dokuz masum bir cani olsa, o gemiyi batırmak nasıl büyük bir zulüm ise, aynı şekilde İlahi bir gemi hükmünde olan mümin kardeşinin dokuz masum sıfatının yanında bir iki cani sıfatı yüzünden onu batırmak hükmünde olan, ona kin ve adavet beslemek elbette büyük bir haksızlık ve zülümdür denilmek isteniyor. Yani gemi teşbihi mümin kardeşimize kin ve adavet beslemenin ne denli çirkin ve zulüm olduğunu akla yaklaştırmak için verilmiştir.
 
Bediüzzaman'ın ifadesi ile, "Cenab-ı Hak, haşirde adalet-i mutlaka ile mizan-ı ekberinde a’mal-i mükellefini tarttığı zaman, hasenatı seyyiata galibiyeti-mağlubiyeti noktasında hükmeyler." Biz de bir insanı veya kurumları değerlendirirken, Allah’ın bu yargılama şekli ile yargılamamız gerekir.

Zira hiçbir insan veya kurum dört başı mamur mükemmel değildir. Mutlaka bir takım yanlışları ve kusurları olabilir. Biz bir yanlış ve hatasına bakıp, sair hizmetlerini görmezden gelerek onu yerin dibine atarsak, zulüm etmiş oluruz. Bediüzzaman Hazretlerinin bu kardeşlik prensibi ile meseleye bakarsak, tenkit tarzımız daha adil olur.
 
Yani tenkit ettiğimiz kişi ya da kurumların bir iki olumsuz ve yanlış yönlerinden hareketle, bütünüyle diğer iyi ve güzel yönlerini  inkar ve tezyif etmek adil olmaz.
 
Hasılı kişi ya da kuruluşların hata ve sevaplarını tutalım, şayet hataları galip ise, o yanlış ve batıl bir yoldadır.  Ama sevapları ve hizmetleri hatalarına galipse, bu iyi ve güzel bir yoldadır demeliyiz.
Kaynak : Sorularla Risale