Büyük Günahları İşleyen Nasıl Mü'min Olabilir?
A- A A+

Büyük Günahları İşleyen Nasıl Mü'min Olabilir?

Asrın hastalıklarını bir doktor edasıyla, Kur'andan aldığı ilimle cevaplar bulan Bediüzzaman Said Nursinin muhteşem ilmine kulak verelim;

Üstad Hazretleri bu hakikate şu şekilde işaret ediyor:
 
"İkinci şık ki, 'Günah-ı kebireyi işleyen nasıl mü'min kalabilir?' diye suallerine cevap ise:"
 
"Evvela, sabık işaretlerde onların hatası kat'i bir surette anlaşılmıştır ki, tekrara hacet kalmamıştır. Saniyen, nefs-i insaniye, muaccel ve hazır bir dirhem lezzeti, müeccel, gaip bir batman lezzete tercih ettiği gibi, hazır bir tokat korkusundan, ileride bir sene azaptan daha ziyade çekinir."
 
"Hem insanda hissiyat galip olsa, aklın muhakemesini dinlemez. Heves ve vehmi hükmedip, en az ve ehemmiyetsiz bir lezzet-i hazırayı ileride gayet büyük bir mükafata tercih eder. Ve az bir hazır sıkıntıdan, ileride büyük bir azab-ı müeccelden ziyade çekinir.

Çünkü tevehhüm ve heves ve his, ileriyi görmüyor, belki inkar ediyorlar. Nefis dahi yardım etse, mahall-i iman olan kalb ve akıl susarlar, mağlup oluyorlar. Şu halde, kebairi işlemek imansızlıktan gelmiyor, belki his ve hevesin ve vehmin galebesiyle akıl ve kalbin mağlubiyetinden ileri gelir."
 
"Hem sabık işaretlerde anlaşıldığı gibi, fenalık ve hevesat yolu, tahribat olduğu için, gayet kolaydır. Şeytan-ı ins ve cinni, çabuk insanları o yola sevk ediyor.

Gayet cayı hayret bir haldir ki, alem-i bekanın -nass-ı hadisle- sinek kanadı kadar bir nuru, ebedi olduğu için, bir insanın müddet-i ömründe dünyadan aldığı lezzet ve nimete mukabil geldiği halde, bazı biçare insanlar, bir sinek kanadı kadar bu fani dünyanın lezzetini, o baki alemin bu fani dünyasına değer lezzetlerine tercih edip şeytanın arkasında gider."
 
"İşte bu sırlar içindir ki, Kur'an-ı Hakim, mü'minleri pek çok tekrar ve ısrar ile, tehdit ve teşvik ile, günahtan zecir ve hayra sevk ediyor."(1)

(1) bk. Lem'alar, On Üçüncü Lem'a
Kaynak : Sorularla Risale