Bediüzzaman'ın II. Abdülhamid'e Takdim Ettiği Mektup
A- A A+

Bediüzzaman'ın II. Abdülhamid'e Takdim Ettiği Mektup

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, kendi resmi sayfasından Bediüzzaman Said Nursi'nin II. Abdülhamid'e göndermiş olduğu mektubu paylaştı. Mektubta, bediüzzaman'ın doğuyla ilgili çok önemli tespitleri yer aldı.

Bediüzzaman’ın İstanbul’a gelişi Kasım 1907’dir. Zira 30 Mayıs’da Van Valiliği’ne yazılan hakkındaki soruşturma yazısı, bu tarihde İstanbul’da olduğunu gösterdiği gibi, Hürriyet’in ilanı demek olan 24 Temmuz 1908/11 Temmuz 1324 yani II. Meşrutiyet’in ilanından evvel olduğu da gayet açıktır.

Zira Şark ve Kürdistan Gazetesi’nin yayınladığı ve başka da bir kaynakla teyid edemediğimiz Bediüzzaman’ın mektubu öncesinde, biraz sonra nakledeceğimiz gibi, istibdad devrinde Mabeyn’e takdim edilen mektup vasılandırması bu-lunmaktadır. Adı geçen dergiden alarak yazıyı aynen yayınlamak istiyoruz. Zira bugün için de değerini muhafaza eden tesbitler bulunmaktadır.

 
KÜRDLER NEYE MUHTAÇDIR?
 
Osmanlı Milleti arasında önemli bir unsur olan Kürdistan ahalisinin durumu hükumetçe bilinmekte ise de eğitim ve bilim konularında bazı isteklerimin arzına müsaade isterim:
 
Şu medeniyet asrında diğer kardeşleri gibi Kürdlerin de terakkide aynı seviyeye ulaşmaları için Hükumeti’n Kürdistan’ın kasaba ve köylerinde okullar açtığı görülmekte ise de, bunlardan sadece Türkçe bilenler istifade edebilmektedir.

Dil bilmeyenler, sadece medreseleri kemalatın kaynağı olarak görmekte ve öğretmenlerin de mahalli dili bilmemeleri sebebiyle eğitimden mahrum kalmaktadırlar. Bu da vahşeti, keşmekeşi ve Avrupalıların uğursuz gayelerini davet et-mektedir. Aynı zamanda ahali vahşi kalarak sadece ilkel şeyleri taklid yollarına girerek her türlü vehim ve şüphelerin etkisine maruz kalmaktadırlar.

Eskiden beri Kürdlerin hep gerisinde kalan çevreler onların bu durumundan istifade etmektedirler. Anlatılan bu üç nokta sebebiyle gelecekte müthiş bir darbe hazırlanıyor olduğunu basiret sahipleri tahmin eylemektedirler.
 
Bunun çaresi, hem nümune teşkil etmesi ve hem de başkalarını da teşvik için biri Beytüşşebab’da, ikincisi Mutki ve Sason civarlarında ve üçüncüsü de Van’da olmak üzere, Medrese adı altında hem dini ilimler ve hem de fen bilimlerinin okutulacağı üç Dar’üt-Ta’lim açılmalı ve masraları hükumetçe karşılanmalıdır. Ayrıca bazı medreselerin ihyası Kürdistan’ın geleceğini ihya demektir. Böylece dahili ihtilalar bertaraf edilecek ve bu bölge devlete büyük bir kuvvet teşkil edecektir.
 
Molla Sa’id-i Meşhur.
Kaynak : Risale Ajans