Bediüzzaman’dan Müsbet Hareket Dersi
A- A A+

Bediüzzaman’dan Müsbet Hareket Dersi

 “Aziz kardeşlerim! Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfi hareket değildir. Rıza-yı İlahi’ye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır; vazife-i İlahiye’ye karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde her bir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz!..” Said Nursi

Bu ifadeleri teyid eden Bediüzzaman'ın başından geçen meşhur hadise şöyle gerçekleşiyor.

Bir gün resmi elbiseli, iri yarı, heybetli bir adam geldi Bediüzzaman Said Nursi'nin huzuruna gelerek selam verip elini öperek yanına oturdu. 
 
-Efendim, arkadaşları dışarı çıkarın sizinle gizli bir şey görüşmek istiyorum, dedi.
 
Bediüzzaman adama dönerek;
 
- Ne söyleyeceksen söyle onlar yabancı değiller, dedi.
 
Kör Hüseyin Paşa, aşiret reisiydi ve Bediüzzaman’la görüşmek için Patnos’tan kalkmış gelmişti. Kemerinden iki kese altın çıkardı.
 
- Efendim bu benim malımın zekatıdır, talebelerinle afiyetle harcarsın, dedi. Bediüzzaman cevaben;
 
-Paşa, sen bilmez misin zekatın başka yere taşınması dinen caiz değildir!.
 
- Efendim çevremdeki fakirlere zekatımı dağıttım, bu sizin içindir.
 
-Benim zekata ihtiyacım yok, hem ben zekat ve hediye kabul etmiyorum!.
 
Kör Hüseyin Paşa, mahcup bir şekilde altınları tekrar kemerine soktu ve şöyle söyledi:
 
-Efendim, sizden bir ricam olacak. Ben bu devletle savaşmak istiyorum!. Beş bin askerimle Van’ın etrafını kuşatmaya aldım, emir verdiğin anda hemen vuracağım!.
 
Bediüzzaman celallendi, yerinden doğruldu, kaşlarını çattı:
 
-Paşa! Aklını başına al! Kimi kime vurduracaksın? Hasan’ı Hüseyin’e, Ahmed’i  Mehmed’e mi kırdıracaksın? Paşa:
 
-Efendim ben bu konuda kararlıyım. Sizden fetva bekliyorum!.
 
Paşa! Eğer Müslüman kanının dökülmesine sebep olursan, Allah’ın huzurunda sorumlu olursun. Düşündüğün şeyden vazgeç!..  Paşa, Bediüzzaman’a adeta yalvararak:
 
-Seyda, ben bu kadar hazırlık yaptım, şimdi askerime ne cevap vereceğim?  Bediüzzaman:
 
Aşiretine ve askerine mahcup ol ama yarın Allah’ın huzurunda rezil olma!.
 
Kör Hüseyin Paşa, dizüstü oturduğu yerden kalktı, elini dizine vurarak, ‘Seyda sen benim evimi yıktın, sen benim evimi yıktın!’ diye söylene söylene gitti..
 
Van’dan asker, top, tüfek neyi getirmişse hepsini de alıp uzaklaştı!.”
 
Bediüzzaman’ın bu tavrı da bir müspet hareket örneği olarak tarihe geçti.
 
-Fa’tebiru ya üli’l-ebsar! Düşünün ey basiret sahipleri!
 
***
Bugün Kürtlerle Türkleri Arapları tüm etnik grupları biribirine sevdiren tutkal gibi yapıştıran Bediüzzaman ve talebeleridir.İfsat komiteleri bu birliği bozamayacaktır İnşallah...
Kaynak : Risale Ajans