Zübeyir Gündüzalp; Başarıya Götüren Prensipler
A- A A+

Zübeyir Gündüzalp; Başarıya Götüren Prensipler

Hayatını İslama adamış bir dava adamı olan Zübeyir Gündüzalp ağabeyin şu ifadeleri hiç kuşkusuz her insanın dikkat etmesi gereken gerçeklerdir.
 
• Az yemeye dikkat! Dolu mide dikkati ref’ eder, tefekkür ve şükür hislerini kaldırır, insanı kasavet bağlar.
 
• Daima azimli olmak.
 
• Himmeti dağıtmamak.
 
• Herşeyini bugün bilmek.
 
• Bilseniz ki, gayret ne kadar kıymettardır, bir dakika boş durmazdınız.
 
• Yaptığın işi bütün mevcudiyetinle, hayatın ve varlığın ona bağlı imiş gibi yap.
 
• Her an muvaffak ve muzaffer olacağım cehdi içinde olmalısın. Bir işi bitirmeden başka bir işe el atmamaksın.
 
• Bir yerde devamlı kalmak gaflet verir.
 
• Aklını çalıştırarak oku.
 
• Yüksek yerlerin hafıza üzerindeki tesiri büyüktür.
 
• Ezberlemek hafızayı açar.
 
• Yatarken imani bahisleri oku. Bütün tehlike okuyamamaktan çıkıyor. Okuyamamaktan kork!
 
• Harfi harfine kitabi ol.
 
• Tenkit için okuyan, istifade edemez. Başkası için okuyan, istifade edemez. Kendi nefsi için okuyan, istifade eder.
 
• Hizmet için değil, nefsimi ıslah için okumalıyım.
 
• 180 değil, 1080 defa okunsa yine az.
 
• En mühim iki şey: okumak; uhuvvet ve ihlas, yani samimiyet dairesinde hizmet.
 
• İstidatları inkişaf ettirmek için çok okumak.
 
• Daima okumak.
 
• Dem ve damarlarımıza karışacak derecede okumak.
 
• Az da olsa devamlı okumak.

• Okumak, yazmak, dinlemek, susmak.
 
• Satır satır, kelime kelime okumak.
 
• “Hizmet, hizmet” derken şahsi dersini unutanın, hizmeti muvakkat olur.
 
Şimdi oku, kabirde okuyamazsın.
 
Hususi okumanı terk etme.
 
• Büyük zatların sözünde bazen yetmiş mana bulunur.
 
• Her şey, her mesele okumakla halledilir. Zira eserlerde hepsi var. Fakat insan görmüyor.
 
• Oku, oku, her gün oku. Okudukça oku ki, ruhun nur-u İlahi ile parlasın. Kalbin nur-u Kur’an’la temizlensin. Aklın nur-u İslamla işlesin ve yükselsin.
 
• Kalemen, amelen, lisanen çalış.
 
• Gençlikte insan ne ile meşgul olursa, istidatları onda inkişaf eder.
 
• İnsanın istidatları ve kabiliyetleri kırk yaşına kadar inkişaf eder.
 
• Günlük içtimai hadiselerle meşguliyet, kabiliyetlerin inkişafına manidir. Bu noktaya dikkat lazımdır. Zira bugün buna “genel kültür” ism-i herzesi takılmış.
 
• Kabiliyetleri inkişaf ettirebilmek için her şeyden evvel meşru ve sebatkar bir şekilde çalışmayı bilmek lazımdır.
 
• Mesleğimiz meşakkattir.
 
• Tuğlaları üst üste koymak tekrar değil, tesistir.
 
• İnsan kalben ne düşünürse, kendisi odur.
 
• Bir mücadelede mağlup düşmek, bir ahd ve gayrette muvaffakiyetsizliğe uğramak, mücahede ve gayretin icaplarındandır. Gayeye erişmek ve yükselmek isteyenlerin “beklemeye mecbur oldukları” faydalı bir imtihandır.
 
• Zihinleri müspet düşüncelerle dolu iken, insanların hakiki halinin, kuvvetinin yüzde elliye yakın bir nispette ziyadeleştiği, tecrübelerle sabittir. Maneviyatı kırık kimselerin de normal kuvvetlerinin üçte birinden aşağı bir derecede kuvvetsiz bulundukları görülmüştür.
 
• Senin ne bedeninde, ne zihninde hiç bir arıza yok. Seni yıldıran, karşılaştığın haller değil, o haller hakkında düşündüklerindir. O haller başına gelmeden onları olmuş gibi düşünmek akılsızlıktır.
 
• Meseleyi düşünmeli, fakat üzülüp gam ve keder içinde kalmamalı.
 
• Düşünmekle -muhakeme ve muhasebe etmekle- üzülmek, birbirinden farklı olan hallerdir.
 
• Düşünmek demek, meselenin neden ibaret olduğunu tespit ettikten sonra lazım gelen tedbirleri sükunetle almak demektir.
 
• Deha dikkati değil, dikkat dehayı verir.
 
• Bir insan meş’ur ve sebatkar bir şekilde çalışmasını ve nizamlı yaşamasını bilmezse, kabiliyetlerini inkişaf ettiremez.
 
• Kişi, çalışmak, sadakat ve sebat etmek suretiyle kendisini yetiştirmek iradesine sahip değilse, kabiliyetlerini geliştirmekte muvaffak olamaz.
 
• Sizin ne düşündüğünüzü bilsem, ne olduğunuzu bilirdim. Biz neysek, düşüncelerimiz bizi öyle yapmıştır. Bizi müspet ve menfiye, fayda ve zarara, hidayet ve dalalete, ferah ve sıkıntıya, gam ve meserrete, neşe ve neşveye sevk eden amil, ruh haletimizdir. Bir adam bütün gün ne düşünüyorsa, o adam odur. Başka türlü nasıl olabilir?
 
• Mütedeyyin bir mü’mindeki sıkıntı hali onda ruhi inkişaf ve terakkiye olan istidadın delili ve tereşşuhatıdır. Hem meşakkat, alamet-i makbuliyettir.
 
• Zihindeki menfi fikirleri çıkartmak, bedendeki urları çıkartmaktan daha mühimdir.
 
• Denizde bir balık taifesi var, bütün rızkını öğleye kadar toplar.
 
• Nefsin öldürülmesi, tarikatın yoludur. Bizde, nefis ile mücadele etmek var.
 
• Nefis, bizi kötülüğe sevk etmek ister. Aklımıza fena şeyler gelir. Onlar terakkimize vesiledir. Onlarla mücadele ederek hizmete devam!
 
• Meşakkat bizin gıdamızdır.
 
• “Üç şey kalbe nasihati tesir ettirmez: uyku sevgisi, rahat sevgisi, taam sevgisi” (Hadis meali)
 
• Okumak, okumak, okumak, yine okumak... Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak veya kitab-ı kebir-i kainatı okumak...
 
• İnsan yaşlandıkça enaniyet gençleşir. İnsan yaşlandıkça imtihan şiddetlenir.
 
• Her hatayı yapabilirsin, fakat bir hatayı iki defa yapma.
 
• Menfi bir şey duyunca, iç aleminde müdafaat ile onun şuur altına ve üstüne tesirini izale et.
 
• Nefsini kusurlarla alude bil. O zaman yüz kusuru yirmiye indirebilirsin. Birisi bir şey yapsa ve o sana yıkılsa, “Benim kusurumun cezasıdır” de.
 
• Her sohbette dinleyici ol. Daima öğrenmeye çalış. Yetişmeye muhtaç olduğun şuurunu muhafaza et. Mevzu hakkında fazla malumatın olsa da sus.
 
• Sana, bana, ona faydalı ise konuş.
 
• Konuşmamak zararlı ise konuş. Fakat ihtisar et. Tafsilata geçme.
 
• Muvazeneli, satırdan, kitabi konuş.
 
• Kim ne çekerse dilinden çeker.
 
• Her sohbette müstemi ol. Daima, “Öğrenmeye, yetişmeye muhtacım” diye dinle.
 
• Herkesin kaldıracağı şekilde konuş.
 
•  Az ve öz konuş.
 
• Dinleyiniz, hitap ettiğiniz kimseye ehemmiyet veriniz, zarif iltifatta bulununuz.
 
• Kendinizden bahsetmeyiniz. Sizi dinleyen kimseye onu ilgilendiren şeylerden bahsediniz.
 
• Karşınızdakini konuşturunuz, dilini çözünüz. Onun sevdiği mevzulardan bahsediniz.
 
• Her insanın iki ciheti vardır. Bir cihetini gören insan kördür.
 
• Düşün, söyle. Evvel düşün, sonra söyle. Muhakemesiz sözler, kırıcı ve dağıtıcıdır.
 
• Önüne çıkan her insana sırlarını söyleyen, hoşsohbet değildir.
 
• “İnsan ne kadar alim olursa olsun, cahillerin yanında cahildir.”
Kaynak : Bir Dava Adamının Notları