Yarın Öleceksin Deseler Ne Yaparsın
A- A A+

Yarın Öleceksin Deseler Ne Yaparsın

Zamanı öyle güzel değerlendir ki, “Yarın öleceksin!” denilse bile, programında herhangi bir değişiklik yapma ihtiyacı hissetmeyesin!..

''İlyas Aleyhisselam ile Azrail Aleyhisselam'ın Diyaloğu'' başlığıyla yayılanan yazıdan bazı bölümler şu şekilde:

PEŞİN ÇALIŞIRLAR İŞLERİNİ YARINA BIRAKMAZLAR

Şah-ı Nakşibend Hazretleri buyurur:
 
“Derviş fakirler, ehl-i nakittirler, peşin çalışırlar; işlerini yarına bırakmazlar. Bunun içindir ki; «es-sufi, ibnü’l-vakt: Sufi, günün adamıdır.» demişlerdir.” 
 
Ömür, bir defaya mahsus olarak lutfedilmiş, ne zaman biteceği meçhul, sınırlı bir sermayedir. Onun bir anı bile sonsuz bir saadet veya felaketin tohumu olabilecek kadar mühimdir. Mü’min, hayatının her anını bu şuur ve dikkat ile değerlendirmelidir. Geçen günlerin bir daha geri gelmeyeceğinin idrakiyle, yaşamakta olduğu her anı ebedi hayatı için en verimli şekilde değerlendirmenin gayreti içinde olmalıdır.
 
“YARIN YAPARIM” DİYENLER HELAK OLDU
 
Kendisine ahiret azığı hazırlama hususunda bugününü ganimet bilmeli, yapacağı hiçbir hayrı sonraya ve varlığı meçhul yarınlara bırakmamalıdır. Zira hayırlı amellerini erteleyip de ihmalkarlık gösterenler hakkında; “Yarın yaparım diyenler helak oldu.” buyrulmuştur.
 
Cenab-ı Hak, bu hususta biz kullarını şöyle ikaz buyurmaktadır:
 
“Ey iman edenler, sizi ne mallarınız ne de evlatlarınız Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. Herhangi birinize ölüm gelip de: «Ey Rabbim, beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka versem ve salihlerden olsam!» demesinden evvel size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. Zira Allah Teala, hiç kimseyi eceli gelince asla geri bırakmaz. Allah ne yaparsanız, hakkıyla haberdardır.” (el-Münafikun, 9-11)
 
İLYAS A.S. İLE ÖLÜM MELEĞİNİN KONUŞMASI
 
Rivayete göre İlyas -aleyhisselam-, Ölüm Meleği’ni görünce dehşete kapılarak ürperir. Azrail -aleyhisselam-, bunun sebebini merak ederek:
 
“–Ey Allah’ın Peygamberi! Ölümden mi korktun?” diye sorar. İlyas -aleyhisselam- cevaben:
 
“–Hayır! Ölümden korktuğum için değil, dünya hayatına veda edeceğim için bu haldeyim…” der. Sonra da sözlerine şöyle devam eder:
 
“–Dünya hayatında Rabbime kulluk yapmaya, iyilikleri emredip kötülüklerden men etmeye gayret ediyor, vaktimi ibadet ve amel-i salihlerle geçiriyor, güzel ahlak ile yaşamaya çalışıyordum. Bu hal benim huzur kaynağım oluyor, gönlüm sürur ve manevi neş’elerle doluyordu. Ölünce bu zevk ve lezzetlerden mahrum olacağım ve kıyamete kadar mezarda rehin kalacağım için mahzun olmaktayım!”
 
“ÖLÜP DE PİŞMANLIK DUYMAYAN KİMSE OLMAYACAK”
 
Bu sebeple ölüm gelmeden evvel, fırsat eldeyken, bütün gayretimizle bol bol amel-i salih işlemeye çalışmalıyız. Zira  amel sandığını doldurmak için gün bugündür. Ecel gelip çattıktan sonra ne kabirde ne de mahşerde salih amel işleme imkanımız olmayacak. Bu gerçeğe binaen Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de, biz ümmetini ikaz sadedinde:
 
“–Ölüp de pişmanlık duymayacak hiçbir kimse yoktur.” buyurmuştu.
 
“–O pişmanlık nedir ya Rasulallah?” diye soruldu. Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- :
 
“–(Ölen), muhsin (ihsan sahibi, hayır ehli, salih) bir kişi ise, bu halini daha fazla artıramamış olduğuna; şayet kötü bir kişi ise, kötülükten vazgeçerek halini ıslah etmediğine pişman olacaktır.” cevabını verdiler. (Tirmizi, Zühd, 59/2403)
 
Bunun içindir ki Allah Rasulü -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, eldeki zamanın kıymetini bilip hayırda yarışmayı teşvik eder ve ashabına sık sık; “Bugün Allah için bir yetim başı okşadınız mı? Bir hasta ziyaretine gittiniz mi? Bir cenaze teşyiinde bulundunuz mu?” diye sorardı. (Müslim, Fedailu’s-Sahabe, 12)
 
GÜNLERİMİZİ “SON GÜNÜMÜZMÜŞ” GİBİ İHYA ETMELİYİZ
 
Velhasıl ibadet ve hayırlı işlerin birini bitirip hemen diğerine koşmak; herhangi bir zamanın ibadetsiz ve hayırdan uzak geçmesine fırsat vermemek ve Rabbimiz’in şu talimatına ciddiyetle itaat etmek icab eder:
 
“Bir (hayırlı) işi bitirince, hemen başka bir (hayırlı) işe giriş! Hep Rabbine yönel!” (el-İnşirah, 7-8)]
 
Cenab-ı Hak, dünya misafirhanesinde yerli edasıyla oyalanma gafletinden biz kullarını muhafaza buyursun. Birer ahiret yolcusu olduğumuzun idraki içinde, ibadetlerimizi son ibadetimizmiş gibi ifa edebilmeyi; günlerimizi son günümüzmüş gibi amel-i salihlerle ihya edebilmeyi; bizden uzaklaşan dünyaya göre değil, bize yaklaşmakta olan ahirete göre kendimizi hazırlayabilme basiretini cümlemize ihsan eylesin. Amin!..
Kaynak : İslam ve İhsan