Eyüp Ekmekçi
Son Hizb-ül Kur'an Cemaati
Eyüp Ekmekçi
A- A A+
Bir ayet-i kerimede:"Ümmetin üzerine bir vazife olarak (mealen) bir de içinizde bir cemaat bulunsun ki emr-i bilmarufu ifa etsinler." buyruluyor.
 
لَا تَزَالُ طَائِفَةٌ مِنْ اُمَّت۪ى ظَاهِر۪ينَ عَلَى الْحَقِّ حَتّٰى يَاْتِىَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪

Hatta Hazret-i Üstad son müceddid ve camiası en son Hizb-ül Kur'an olmak itibariyle kıyamete kadar devam edeceğinden galibane ne kadar devam edeceğinin tarihini de veriyor.

Yani ümmet bu vazifeyi taksim-ül amal ile devam ettirmek mükellefiyetinde. Rasul-u Ekrem (A.S.M)'a ashabı:"Ya Rasulullah dinin en yüksek noktası nedir" diye sorulduğunda "cihattır" diye buyurarak bu vazifenin ehemmiyetini ifade etmiş oluyor. 
Ahir vakit için ise:"Ahirzamanda silah kılıç yerine hak ve hakikatın bürhanları düşmanları mağlup edip dağıtacak." buyurmuşlardır.
 
Bu zamanda insanlık tarihinin en dehşetli dalaleti olan küfr-ü mutlaka, materyalist felsefeye karşı her derdin layık devasını ihsan eden Cenab-ı Erhamürrahimin ömrünce Kur'ani bir meslek içinde mücahede ve azami takva üzere giden Hazret-i Üstad Bediüzzaman'ın kalbi münevverine ilka edilen Risale-i Nur'lar o haddini aşan inkarcı felsefeyi ortadan kaldırdığı gibi iman ve İslamiyeti ilim ve fen asrının Kur'an'dan dersi olarak ilmelyakin,aynelyakin,hakkalyakin mertebelerinde ders vermekte izah ve isbat etmektedir.

İşte bu son asrın son mücahedesi Kur'an'dan istihrac edilen dersi ile ve Kur'an lisanıyla ve Kur'ani bir meslek meşreb üzerine o dersin mu'cizelik sırrından gelen bir cazibeyle vücuda gelip devam etmektedir.

Hazret-i Üstad elliden sonraki bir ziyaretinde Eşref Edip Bey'e:

"Kardaşım ben muvaffak oldum.Benim gayem bu hizmet-i kudsiyeyi kıyamete kadar devam ettirecek bir cemaatin vücuda gelmesi idi. Bu cemaat vücuda gelmiştir. Ben gayemde muvaffak oldum." buyurmuşlar. 
 
Dünyanın en zorlu devrinde en ağır şartlar altında hatta elliden önceki dine tatbik edilen devlet terörü şartlarında dahi en yüksek bir takva ve cehd ile mücahidane irşad ve tebliğ vazifeleri devam etmiştir.

Bugünler memleketimiz için "Ben acele ettim kışta geldim sizler cennet asa bir baharda geçeceksiniz." buyurdukları bir saadet devrini -eskiye göre- milletimiz için eskiden gelen bir kısım müşkilatlarıyla beraber o müjde verilen devri yaşamaktayız. 
 
Bir de Cemahir-i Müttefikay-ı İslamiye'nin tahakkuku ile Alem-i İslam üzerindeki maddi manevi kabusların kalkmasını niyaz ediyoruz ki o da Üstadımızın vaktiyle Demokrat hükümete tevdi ettiği bir vazife idi.

Ne zaman tahakkuk edecek sualine Merhum Mustafa Sungur Ağabey'den naklen şöyle ifade ediliyor:"Üçüncü cihan harbi köprüsünden geçtikten sonra." buyruluyor.

Fakat muazzez Üstadımız Türkiye haritasının güney sınırını göstererek "bu sınırdan içeri girmeyecek" buyurmuşlar. 

Vesselamu ala menittebeal hüda

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>