Eyüp Ekmekçi
Arab,Türk ve Kürd Kardeşlerimin Omuzundaki Vazife
Eyüp Ekmekçi
A- A A+
ARAB-TÜRK-KÜRD VESAİRE KARDEŞLERİN İMANİ UHUVVETİNİN VE İSLAMİ SECİYELERLE İTTİHADININ OMUZUNDAKİ VAZİFE: İ'LA-YI KELİMETULLAHTIR
 
Vaktiyle İngilizler merkez-i saltanatta ladini bir siyaset yerleştirmeye çalışırken,sair İslam memleketi olan sömürge siyaseti tatbik ettikleri memleketlerde dine hiç dokunmuyorlardı. Ve müstemlekelerinde merkez-i İslamiyeye karşı bir soğukluk vermek üzere: "Türkler dinden çıktı,Nasranileşti."diye propaganda yapıyorlardı. 
İrtikab ettikleri bir dehşetli fitne de:
 
Osmanlı Güney Cephesi Komutanı olacak alçak ruhlu adama maaş vererek güdümlerine almışlar."Para veren emir verir." kaidesiyle,İngilizler bir tarihte bu vatan haini adamdan,Şam'ın İslami ilim merkezi olduğu vakitte:"Şam'ın alimleriinin kızlarını saraya getirtip içkiiçmeye zorlaması ve tacizde bulunarak geri bırakılmaları istenmiş.Bu mel'un bu fiili aynen tatbik etmiş.Bu meş'um hadise,Arab aleminde sür'atle yayılmış.
 
"Osmanlı yoldan çıkmış diyerek Arab dünyası ile karşı karşıya getirilmiştir. Ladinilerin,"Arablar bizi arkadan vurdu."diye propaganda yaptıkları mes'elenin  içyüzü budur. Cumhuriyetin başında istiklal kahramanı olan birinci meclis lağvedildikten sonra,yani dışgüdümlü tekadam diktası üzerine "kız gibi bir meclis" kurulduktan sonra,Türk teması ifrat derecede işlendi. Hatta Türk'ün İslamiyetle mecz olmuş olan seciyeleri,ırki damarla adeta İslam'dan koparılmak istendi.Yani bu ifrat derecede "türk" teması işlenmesi,milli mevcudiyetinin,kurnaz şeytan emperyalizma ve uşakları tarafından katledilmesi hadisesidir.Bu tatbikat doğru tarihin kayıtlarına geçmiştir. 
 
Bu arada Kürd kardeşlerimize salabet-i diniyelerinden ötürü bir çare arandı. Yani asimile siyaseti güdülmek istendi. Bu da tarihin kayıtlatında mevcuttur. 
 
Fakat gerek Hazret-i Bediüzzaman'a kulak veren Merhum milli şehidimiz Adnan Menderes'in siyaseti,gerek rahmetli Özal'ın fevkalade basiretli ve dirayetli politikaları; bu zihniyeti tasfiye etmiştir. 
 
AK iktidarımıza gelince,bir satır başı yapalım. Demokratların içinde müessir mevkide masonlar da bulunduğu için,onlara "ehvenüşşer" diyen Hazret-i Üstad;19.asırda teslis hurafesi zemininde hortlayan bir dalalet olan materyalist inkarcı felsefenin veledi ve Lozan'da gizli emperyalist projenin güdümünde olan bu memleketteki milli menfaatlere temelinden ters cereyanın (Lozan'da emperyalist siyasetin projelendirip güdümlediği CHP zihniyeti*)karşısında olan ve "sevad-ı azam"ın teveccühünü kazanan Demokrat iktidara ve kitleye AHRAR ismini vererek:"Bu AHRAR ileride İTTİHAD-I İSLAM'A inkılab edecektir." buyurmuşlardır. İşte bu cereyan tekemmül ede ede bugünkü AK iktidar olan ismiyle müsemma ADALET ve KALKINMA partisi, o AHRAR cereyanının kemali olmuştur.
 
Bu araya bir not koymamız lazım. Eski Türkiye'nin ladini zihniyetten kaynaklanan bataklık zeminlerinde sömürgeci garbın  ihanetkar politikaları;ihtilalleri,anarşileri ve her türlü anarşiyi ve PKK gibi kökünden kopuk dış güdümlü hasta cereyanları netice vermiştir. 
 
AK İktidar;Hazret-i Bediüzzaman'ın bizatihi ve münhasıran Kur'an'ın ayinesi olan manevi mu'cizesi Risale-i Nur'un imanı ilimle tahkimi ve esasat-ı Diniye dersleri muvacehesinde,dıştan güdümlü bu dehşetli hastalığın en iyi niyetlerle ıslahına çalışmak için "çözüm süreci" denilen en müsbet bir idari ve siyasi mualece başlatılmıştı. 
 
PKK ve kuyruklarının başındaki şöhret divaneleri,Eski Türkiye'ye kıyasla,bunu hükümetin bir zaafiyeti telakki etmeye çalışarak,sömürgeci şeytani emperyalizmanın kışkırtmaları da onları şımartıp körleştirmeye çalıştığı bir hengamda(kendi hendeklerini kazarak) ve yine emperyalist şeytani siyasetin,insanlık tarihinde emsali olmayan münafıkane bir planla,eski hasta Türkiye'nin bünyesinde doğurup büyüttüğü hatta dünya çapında kullanmak emelinde olduğu FETÖ münafıkane cereyanının içinden meczupları bulup iki polisimizi evlerinin içinde kafasından kurşunlayarak yaptırdıkları suikast bardağı taşıran son damla oldu.

Maalesef yüksek seciyeli Kürd kardeşlerimiz hesabına fedakarane ve feragatkarane en iyi niyetlerle başlatılmış olan "çözüm süreci" mualecesi (İslam milliyetine ve kardeşliğine dayanan tedavi tarzı) sosyalist zihniyetin körlüğü ile beraber akamete uğradı. Ezeli-ebedi iman-İslamiyet kardeşi olan iki unsurun (ırkın)arasına yeniden bir fitne sokarak, o kardeşliği akıllarınca berhava etmek istediler. 
 
Fakat inayet-i Hak ile hakikat-ı Kur'aniyeden ve imanından aldığı bir basiret ve dirayetle liderimiz ve hükümet ve devletimiz;kardeşlerimizi uhuvvet-i imaniye ile kucaklayıp dış güdümlü terör örgütüne tavır almak mecburiyetinde kaldı ve bugünlere geldik. 
 
Şimdi gele gele Afrin ve Mümbiç ameliyat-ı cerrahiyeleri durumuna böyle gelindi. Bundan sonraki devre için,imani basiretten ve Kelam-ı İlahi'nin bu asra verdiği yüksek ders ve programla (ki tamirci atom bombası kuvvetinde olan RİSALET-ÜN-NUR'dur)"Şerri en iyi şekilde def'ediniz." ferman-ı Nebevisi üzerinden,milliyet-i İslamiye istikbalimize inayet ve istihdam-ı Rabbani ile  yürümeye kararlılık ve dirayetle devam eden hükümet ve devletimize;İslami kavimlerin dert ve problemlerinin devası olan İttihad-ı İslamı nokta-i istinad yaparak sulh-u umumi içinde   ((İ'la-yı Kelimetullah))olan ezeli-ebedi vazifelerinde muvaffak olmalarını Rab-bi Rahımimizden niyaz ve tevfik-ı Samedani cihetiyle emarelerini görerek muvaffak olacaklarını kuvvetle ümid ediyoruz.
VESSELAMU ALA MENİTTEBEAL HÜDA...
 
Mühim Not: Mühim bir allameye sormuşlar. Sevad-ı Azam nedir?
Nur dairesi için:Risale-i Nur'da tarif edilen Kur'ani sırat-ı müstekıym olan Üstadımızın meslek meşrebinin cadde-i kübrasında bulunan ve Nur Erkanlarıyla beraber devam edenlerdir. 
 
Türkiye dairesinde sevad-ı azam:Dine istibdad-ı mutlak tatbik eden ve maalesef hem milli hem insani değerlerden uzaklaşan "müstebitler"güruhunun karşısında olan AHRAR cereyanı (DP,AP,ANAP ve şimdi AK KİTLE) 
Alem-i İslam'da sevad-ı azam:Ehl-i sünnet vel cemaattir. 
 
VESSELAMU ALA MENİTTEBEAL HÜDA VEL MELAMÜ ALA MENİTTEBEAL HEVA.
 
[*]:Bu projelendirmeyi kaynağından öğrenmek isteyenlere Büyük Doğu Mecmuası 29.sayısındaki Lozanın İçyüzü makalesini okumalarını tavsiye ediyoruz. Envar Neşriyat Emirdağ ll 31. Sayfasında mevcuttur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>