Betül Gültekin
Ramazan Bahane Affolunmak Şahane!
Betül Gültekin
A- A A+
Hayırlı Ramazanlar herkese,
 
“Boşuna telaş etmişiz güzel güzel geçinip gidiyoruz oruçlarla” dediğinizi duyar gibiyim.Kim korkuttu sizi böyle, korkmayın kardeşim! Aslında oruçla 3 öğünü 2 ye indiriyoruz, ölen filan da olmadı.Bilakis daha diri ruhlar doğuyor Allah ın izniyle.Nefsini frenlemeyi öğreniyor insan.
 
Dur! diyebileceğimiz bir nefsimizin olduğunu idrak etmek bile büyük bir adım. Zaman tanzimi, mukabeleler, teravihler. Demek ki -battı balık yan gider demeye hacet yokmuş!
 
Gerçekten de insan Ramazan ay’ının mubarekliğini, manevi havanın pozitifliğini hissediyor.
 
Rabbim merhametiyle yine kızgın sıcaklara yakmama emrini veriyor, esintilerle seyreden hafif yağışlar sunuyor ikram edercesine.
 
Hatta geçende kıldığımız teravih namazında Rabbimin sunduğu ikram çok lezizdi. Dişarda, cami avlusundayız.
Serilmiş hasirlarin üzerine çiseleyen yağmurun çıtırtıları, namaza ayrı bir ahenk verdi. O teravih namazı öyle tatlı oldu ki, tadıyla kaldı. Rabb im müsade etti, namazimizi endişesiz kıldık. Namaz bitti yağmur az daha hizlandi. Ne büyük Rabb im, rahmetine de letaif ve hikmeti katıyor,herkes namaz sonrası bu güzelliğe elhamdülillah dedi. 
 
Tabi Rabb im ramazan hürmetine esintiler sunuyorken, oruç tutanlara saygı göstermeyenlere acımıyor değilim. Emri veren Allah. Buna rağmen zorlukların içerisine kolaylıklar lutfederek ödüllendiren yine O.
 
Düşünün ki bir fabrikada işçisiniz. Patronunuzun katı kuralları var, siz de maaşınızı alnınızın teriyle hak etmek için kurallara uygun bir gayretle çalışıyorsunuz ve birden patronunuz ilan ediyor, diyor ki ‘tüm çalışanlarımıza özel çay pasta ikramımız vardır’…. Nasıl ama? 
 
Arada yapılan jestler süprizler çalışanların moralini yükseltir, motivasyonlarını arttıtır. 
 
Bunun gibi bazen insan öyle güzelliklere mazhar oluverir ki…Hikmetini bilemeyiz, belki bu şükrümüzün artması için, sahipsiz olmadığımızı hissetmek, ya da bırakılmış ve tevbe edilmiş bir günah için verilen küçük bir ödül gibi…Sebebi nolursa olsun kalplerin içinde Allah olmalı. Sıkılmak istemiyorsak, bu hayattan Rabb in razı olacağı bir lezzet almak istiyorsak gözümüzü dışarıdan içeriye çevireceğiz. Zira kalp; dıştan sıkılır, içten ferahlar; çünkü dışta dünya, içte Allah var.
 
Delil mi istersin: Taha Suresi 124/ Kim beni hatırlamaktan gafil olursa, hayat onu sıkar.
 
Günahlarımız çok, affa magfirete muhtacız. Hz.Yakub’un huzuruna varsam, kendi adıma derdim ki O’na: 
“Sen ki tertemiz gözyaşlarini Hz.Yusuf'un gömlegiyle parlattin da, ben kapanmış gafil gözlerimden akan yaşlarla kirletirim o gömleği Ey Yakub(a.s)!”
 
Durumum o kadar vahimken, Allah aşkına sığınacak kimim var Rabb imden başka?
 
Acizim, fakirim, zayıfım. O “ol!” demedikçe ne kadar uğraşsam da açamadığım yaylı kapılarım var. Açılır gibi olup da pat! diye kapanıyor ,heveslerim kursağımda kalıyor, ama yine gücünü hissettiğim bir Sahibim var.O’na sığınarak ,kapanan kapıların  üzerlerine kazıyarak yazdigim dualarim var: Ya Mufettihal ebvab! İftah lena hayral bab! ( ey kapıları açan Rabb im,bizlere hayırlı kapilar aç)
 
Ramazan fırsat ay’ıdır.Diğer zamanlara göre sevapların katlandığı ayda günahlar da elbet misliyle silineceği umudunda olarak, amel defterlerimizi Hz.Yusuf un gömleği yapmaya niyetlenelim.Günahlarımızı silip kalp gözlerimize şifa sunsun Rabbim. Nice Ramazanlara kavuşmayı nasip etsin inşallah.Vesselam…
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>