A.Raif Öztürk
Oyunlar içinde, çok BÜYÜK OYUN var!...
A.Raif Öztürk
A- A A+
Sokak hareketlerindeki maksadın, GEZİ PARKI olmadığı çok net anlaşıldığı ve hatta itiraf edildiği için, aşırı uç tüm şer güçlerin bu planlarının arkasındaki sinsi planları, bu günkü konumuz olmayacak. Çünkü, çok daha önemli bir oyun var…
 
Koca bir ülkenin her vilayetinde, çocuklar gibi komik bir şekilde, sokaklarda geceleri halkı rahatsız ederek TAVA-TENCERE tangırdatmanın, bikiniyle şow yapmanın hala bir Taksim alanı için olduğunu kabul etmek için ya çok saf, çok cahil veya ahmak olmak lazım. Çünkü artık bunlar, aşırı taraftar gözüyle bakmayan her vatandaş tarafından anlaşıldı ve kabul edildi.

İstanbul’daki miting alanında Beyaz Tv.'ye konuşan bir Kürt vatandaşının şu harika sözleri de bu tezin ispati mahiyetindedir.

O Kürt kardeşimizin harika sözlerinin özeti şöyleydi:
-''Artık sizler Kürtleri sokaklara çıkarıp, batıda bulandırdığınız denizlerde balık avlayamayacaksınız. Artık bizler de uyandık. Ülkemiz için canla başla çalışan başbakanımızı seviyoruz ve destekliyoruz.'' .. diye haykırıyordu.
Öyle ya, aynı oyun daha önce 31 Martta ve 27 Mayısta olmak üzere iki kez oynanmıştı ve o tuzaklara iki kez de düşülmüştü.

Aynı oyun üçüncü kez oynanırken uyanamayanlar için, DAVUL çalınsa da uyanmalarını beklemek beyhudedir...

***
Bu güncel konular işte bu kadar netleştiği için, benim bu günkü konum bunlar olmayacak. Çünkü şu tangırtılarla ve şowlarla meşgul olurken, farkına varmadan, bu OYUNUN İÇİNDE çok-çok daha önemli başka bir OYUN’UN içine düşmek üzereyiz. Üstelik bunun farkında bile değiliz.
Şöyle ki:

Bizlerin; insanlık düşmanı olan şeytan tarafından, adeta “cambaza bak, cambaza” dercesine meşgul edildiğimizi, her birimize şu dünyaya gönderiliş gayelerimizin, neredeyse UNUTTURULDUĞUNU fark ettim.

·         Oysa bizler öncelikle, şu kısacık ömür sermayesinin her bir dakikasını kullanarak, zorunlu olarak gönderileceğimiz, o ebedi Ahiret hayatımızı kazanmak için gönderilmedik mi?
·         Akıl sahibi varlıklar olarak, yani İNSAN olarak, bizleri bin-bir çeşit nimetlerle perverde eden O yüce SULTANI, bütün sıfatları ve Esmasıyla tanıyarak, O’nu c.c. sevmek ve O’na ibadet etmek için gönderilmedik mi?...
 
Şimdi farz-ı muhal olarak; şu ahvalimizin tam tersini düşünelim:
Bizler bu esas gayelerimiz olan Rabbimizi tanımak, O’nu c.c. sevmek ve O’na ibadet etmekle meşgulken, şu yukarıdaki tava-tencere tangırtılarının arkasındaki dünyevi SİNSİ planları fark edememiş olsak, belki de en fazla 50-60 yıllık hayatımızı mahvetmiş oluruz. Bu kısacık ömür, öyle veya böyle geçer.

·         Fakat şimdiki gibi, tava-tencere veya gezi-Taksim gibi konulara tam dalıp, sınavda oluşumuzu ve şu EBEDİ ALEM için yapacağımız hazırlıkları ihmal edersek, 50-60 yıl değil, 50-60 MİLYAR yıl da değil, EBEDİ bir hayatımızı CEHENNEME çevirmiş olmaz mıyız?

Kaldı ki bizler Müslüman’lar olarak, şu çok önemli olan uhrevi görevlerimizi İHMAL ETMEDEN DE, şu dünya işlerini çok iyi takip etme şansına sahibiz.

İmam-ı Gazali Hz. ne güzel söylemiş:
-“Cehennemde tek bir gece kalmamak için, bütün dünyanın zevk ve rahatı TERK edilse, DEĞER…”
Öyle ya; 70 derecelik sauna veya buhar odasında, 8-10 dakika kalmaya bile tahammül edemeyen, kendini hemen dışarıya atan şu aciz insan, binlerce derece sıcaklıktaki Cehennem alevleri içine girmeyi nasıl göze alabilir?...
Orada, kendini dışarıya atma tercihi de asla olmayacak.

·         Herhangi bir meşguliyetle, tek bir vakit namazımızın aksaması yada hakkını veremeden kıldığımız için kabul olmaması halinde, karşılık olarak 80 SENE CEHENNEM AZABI olacağı bizlere bildirilmişken, gaflete düşen insan ne kadar akıllıdır (!) acaba?...
 
Evet, saygıdeğer dostlarım.
Şu dünya, zorunlu olarak sınava çekildiğimiz bir misafirhanedir.

Bizden öncekiler, öyle veya böyle misafirliklerini ve sınavlarını tamamlayıp, bu misafirhaneden mutlu veya mahzun ayrıldılar.

Aynı şekilde bizler de şu mukadder misafirliğimizi tamamlayıp, bizden sonraki misafirlere, bu yerleri alaküllihal ve ansızın terk edeceğiz.

·         Gaflete dalıp mahzun ayrılmak yerine, gayet MUTLU AYRILABİLMEK İÇİN bugün bu konuyu seçtim...
Bu duygularla, şu mübarek BERAAT gecesinde Dualarınızı bekliyorum…

***
BİLVESİLE; Kaderimizle ve Hüsn-ü akıbetimizle ilgili olan, MÜBAREK BERAAT GECENİZİ
TEBRİK ve TES’İD EDER,
HER KONUDA HAYIRLARA VESİLE OLMASINI
YÜCE RABBİMİZDEN NİYAZ EDERİM…
Tarih : 23.06.2013 Kaynak : Risale Ajans
YORUM YAZIN Küfür, hakaret veya rencide edici yorumlar onaylanmamaktadır.
KALAN:
Toplam 2 yorum
M. Erkul :
Evet, doğrudur... oyunların içindeki büyük oyun; "asıl vazife"yi unutturmak ve hatta daha da büyük planda; alem-i islam'ın genetiğinde mevcut bulunan "vazife şuurunu" iptal etmek çabasıdır... pera'nın insanlarının; maddi ve manevi dünyaları istila ile ünlenmiş emperyalist güçlerden, bir asır sonra yine "gelip bizi kurtarın" çağrıları ise birer utanç vesikası olarak türkiye tarihin duvarlarına asılı kalacaktır! m. erkul
Ayşe :
Kıymeti ağabeyciğim yeni yazılarınızı merakla bekliyoruz.sizi Allah için çok seviyorum.hizmetlerinizi Allah kabul etsin.sevdiklernizle iki dünya saadeti nasip etsin inş
  • Asli Vazifeyi İhmalin, Acı Bedeli?
  • Nefsin Dedikodusu
  • Yaşantımı Değiştiren AYET
  • Burun Kıvırma Oku!
  • Müslüman Kardeş Nasıl Olmalı?
  • Helal Değilse Tartışma Bitmiştir
  • Herkesi Kendimiz Gibi Zannettik
  • By-Pass & Uzun Yolculuğa Hazır mıyız?
  • Bediüzzaman’ın Aşkı III
  • Erihna Ya Bilal
  • Hoş Geldin Sevgili Kızım
  • Dostumun Dostu Dostumdur
  • Dünya, Umurumda Değildi
  • Tesettür Düşmanlarına Benden Ferace!
  • İslam ve Terörizm
  • Başlarında Ayet Taşıyan Mücahidler!
  • Hesabını Veremeyeceğimiz Yükler Ediniyoruz
  • ByPass Ameliyatımdan Önceki Fırtına
  • Bediüzzaman'ın Aşkı II
  • Şuursuz Örtülüler(!)