A.Raif Öztürk
Eğitimde; hala ciddi bir DENGESİZLİK var!...
A.Raif Öztürk
A- A A+
Bir Değerler Eğitimi uzmanı olarak; her eğitim yılına başladığımızda, hayretler, tedirginlikler, üzüntüler ve şaşkınlıklar yaşıyorum. Bu üzüntülerimi hayretlerimi ve şaşkınlıklarımı her zaman içime atıyor, ‘bu dengesizliği seçtiğimiz yetkililer düşünsün” diyerek, otoritenin işlerine karışmak istemiyordum. Ve “inşallah bu dengesizlikler bir gün herkes tarafından fark edilir, idrak edilir ve çoğunlukla değil de, hep bir elden düzeltilir” temenni ve dualarımla yutkunuyordum.
 
Ancak bu kez yutkunmayacağım, içime de atmayacağım. Belki yine üzüleceğim, fakat müsterih olmak için, bu çok ciddi dengesizlikleri dilim döndüğünce arz etmeye çalışacağım…
 
Çok net olarak görüyoruz ki, örgün eğitim hazırlıkları ve uygulamaları, sadece şu dünya hayatı için yapılmaktadır. Çocuklarımızın eğitimlerine; “..evlatlarımız iyi bir eğitim alarak, havalı ve gösterişli bir meslek sahibi olsun. Çok yorulmadan, çok paralar kazansın. En avantajlı biçimde emekli olarak, kalan hayatını da kimselere muhtaç olmadan yaşasın” vs. önyargılarla bakılıyor. Eğitim programlarına da hep bu doğrultuda çözümler üretiliyor. Bu konulara bu duygularla yaklaşan ve titizlik gösteren kişilere de İLERİ GÖRÜŞLÜ deniliyor.
 
• Oysa insan hayatı, sadece şu görünen dünya hayatından ibaret değil ki!...
Bu gerçek te tartışılamayacak kadar çok NET ve KESİNDİR...
 
Bu dünya hayatının sonu, ebedi bir hayatın başlangıcıdır. Bu ebedi ahiret hayatına geçiş dönemine BERZAH HAYATI deniyor ve kabir, haşir, kıyamet, sırat, mahkeme-i Kübra süreçleriyle oluşacak. Üstelik te berzah hayatının 50 000 sene civarında olduğu bildiriliyor. (Bu konu “İnsan Hayatının 4 EVRE Kronolojisi” başlıklı makalede izah edilmiştir.)
 
Berzah hayatına ve ebedi Ahiret hayatına “inanmıyorum” demek ve inanmamak, bu gerçeklerin yaşanmasına asla engel değildir. Berzah hayatını “bast-ı zaman ve tayy-ı mekan” sırrıyla, yani hem sıkıntısız, hem de çok kısa bir zamanda aşmaya engeldir. Ayrıca EBEDİ ve SONSUZ olan Ahiret hayatını Cennetlerde ve mesudane yaşamaya engeldir.

Berzah hayatımızdaki bu uzun süreci hem sıkıntısız, hem de çok kısa zamanda aşmaya yarayacak olan eğitim, hem de ebedi ve SONSUZ olan Ahiret hayatımızı Cennetlerde ve mesudane yaşamayı kazandıracak EĞİTİM, sadece şu dünya hayatında alınıp, bu eğitime göre yaşayarak kazanılacaktır...
 
Gerçek hal böyle olunca, evlatlarımızın bu ebedi ve sonsuz hayatları ile ilgili eğitim, niçin seçmeli oluyor da, zorunlu olmuyor? İşte ciddi sıkıntı ve dengesizlik burada!...
 
Elbette sınav gereği olarak, şeytan ve avaneleri bu gerçeklerin üstünü örtmekle, insanları da çeşitli zevk ve eğlencelerle gaflete düşürmekle meşguller ve başarılılar. Yavrularımız bu konuda uyarılmaz ise elbette nefisleri zevk ve eğlenceleri tercih edecektir. Onları kötü alışkanlıklardan koruma eğitimleri, anne ve babaya ve milli eğitimimize ait olduğu gibi, bu gerçeklere hazırlanma eğitimini evlatlarımıza vermek, anne ve babaya ait ve milli eğitimimizin en asli görevlerinden değil midir?...
Şimdi akl-ı selim ile çok ciddi düşünelim:
 
Burada, yani bu eğitim anlayışımızda bir terslik ve ciddi bir dengesizlik yok mu?...
• Bu 15-20 senelik tahsilin içinde, bu ebedi hayatımızı kazandıracak eğitim niçin yok?...
• Azami 70-80 senelik bir dünya hayatı için 15-20 sene tahsil zorunlu iken, kabir, haşir, kıyamet, sırat, mahkeme-i Kübra ve ebedi, sonsuz Cennetleri kazanmak için, niçin zorunlu değil? Evlatlarımıza hiç mi acımıyoruz? Veya bu gerçeklere inanmıyor muyuz?...
 
Meşhur bir atasözü var: “Kızı serbest bırakırsan, ya davulcuya kaçar. Ya da zurnacıya!...”
Bunun anlamı şudur: “Çocuklar eğitime muhtaçtır, ancak serbest bırakılırsa, nefislerinin hoşlandıklarını yaparlar”.
Madem öyle, çocuklarımız ve neslimiz asla ihmal edilmemelidir.
 
Pedagojik formasyon gereği, onları sıfır yaşından itibaren hem dünya hayatı için, hem de ebedi Ahiret hayatımız için, ta evlendirinceye kadar, üzerlerine titreyerek eğitmeliyiz. Çünkü, ahirette kendilerini ebedi azaplardan kurtarabilmek umuduyla, bizlerden de yöneticilerden de eğitim sistemimizden de şikayet edecekler.
 
Bakınız, bu gerçeği; ebedi ve ezeli İLMİYLE bilen ve hem dünyanın hem de Ahiretin Hakimi olan Allah cc bizlere nasıl haber veriyor. Ta ki tedbir alalım:
 
Ahzab Suresi; 67. Ayet: ..Yine derler ki: "Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar." 68. Ayet: “Ey Rabbimiz! "Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver, onları büyük bir lanete uğrat" derler…
……….
NOT: Çok önemli bir konu olduğundan ve köşe yazısı boyutunu aşarak sabrınızı zorlamamak için, bu uzun ve çok önemli yazıyı ikiye böldük. Çok daha önemli olan ve en kolay çözümü içeren devamını, bir sonraki 2. bölümde arz edeceğiz, inşallah…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>